31/1/2008 · Kategori: YAZILAR

ATAM

 

Babası öldü.
Yetim büyüdü.
Üvey evlat oldu.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldı.
(Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne: Harcamalarım
fazla değil, zira gelirim hep az.)
Hastalandı...
Böbreklerinden.
Vuruldu...
Göğsünden.
Mesleğinden atıldı.
İdama çarptırıldı.
Kardeşleri öldü.
Çocuğu olmadı.
Boşandı.
Karaciğeri iflas etti.
Evet...
Mustafa Kemal Atatürk bu.
Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın... Anlatın ki, o yetimin,
evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.
Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folk lorik bir müsamere coşkusundan
 ibaret değil çünkü... Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.
İşte liste yukarıda.
Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse, gelmiş... Bunu anlatın.
Direnen...
Teslim olmayan ruhu anlatın.
Korkmasınlar engellerden.
Korkmasınlar yalnız kalmaktan.
Korkmasınlar işsizlikten.
Korkmasınlar parasızlıktan.
Korkmasınlar alçaklardan.
Korkmasınlar doğrulardan.
Yürek dediğin...
Sadece organ değil arkadaş.
Bunu anlayın!!!
 
AB Uyum yasalari geregince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin
kaldirilmasini protesto ediyoruz !

Izmir kurtulmus, çok tatli bir yorgunluk, Ankara'ya hareket edecekler...
Trene binerler ve kompartimana çekilirler. Ertesi gün, yaveri, Atatürk'ün
kompartimaninin kapisini çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatini
yikamaktadir. Yaveri: 'Pasam bu ne hal, hiç uyumadiniz herhalde; niye
böylesiniz', der. 'Çocuk, kompartimanima yastikla battaniye koymayi
unutmussunuz, kolumu yastik yaptim agridi, setremi yastik yaptim üsüdüm,
uyumadim kalktim', der. Yaveri: 'Aman Pasam! Birimize haber vereydiniz;
hemen size bir yastikla battaniye getirirdik', der. Ve bir ülke kurtarmaktan
dönen komutan tarihi bir cevap verir:'Geç fark ettim, hepiniz en az benim
kadar yorgundunuz, hiç birinize kiyamadim. Önemli olan benim uyumam degil;
milletimin rahat uyumasi'. ATAMIZ SAYESINDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ KI; HALA
UYANAMADIK ?

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

30/1/2008 · Kategori: YAZILAR

İÇİMDESİN........

Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde...
 
 
Çok baska bir sey...Sevginin ortasinda, derin acilar hisseder mi insan?
Aydinlik gülümsemelerin içine, hüznü yerlestirir mi durup dururken?
Gözlerine bugu,diline sitem, yüregine burukluk, çöreklenir kalir mi asirlarca?

Gelmeyecegini bildigi mektup için, posta kutusunu hep
 ayniheyecanla açar mi? Dedim ya, baska bir sey bu.

Ne kadar yalnizsam, o kadar seninleyim su günlerde.

Belki de en basta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar.
Kimseler ulasmasin diye, kimselerin bilmedigi, bulamayacagi yollara götürdüm seni.

En derinlerde tuttum. Bana sakladim.
Derine, hep daha derine...
Seni yapayalniz, bir tek bana biraktim.

Paylasamadim Yanlis yaptim.
Sana ulasan yollari kaybettim diye bütün bu saskinliklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sagimda, solumda, ne zaman dikildigini bilmedigim duvarlara çarpmam, hiç görmedigim çukurlarla bogusmam.
Denizlerin, gürültüyle gelip vurdugu dehlizlerin, acili duvarlari gibiyim.
Duvarlarim yosunlu, duvarlarim kaygan, duvarlarimdan hiç tükenmeyen sular siziyor.
Tutunamiyorum. Renklerim, gün içinde degisiyor. Soluyorum, soguyorum.
Günes ulasmiyor içerilerime. Küfleniyorum, Yalnizliklar pesimde. Dokundugum her islak duvardan, pis kokulu bir yalnizlik bulasiyor üstüme. Yapis yapis, vicik vicik bir yalnizlik bu.
Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum. Seni sakladigim yere ulasamaz oldum. Yollar, gitgide uzadi ve karisti.
Ümidimi isitacak, parlatacak, kimildatacak bir seylere ihtiyacim var.
Ah onun ne oldugunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin.Her seyin basinda, içinde ve sonundasin. Bu degismiyor.Öyle içimsin ki. Birden aklima geldi, tuttum sana bir mektup yazdim dün. çok mutluydum...

Gün içinde neler yaptigimi, nelere kizip, nelerle mutlu oldugumu,tek tek anlattim. Mevsimlerin ve insanlarin nasil karisik ve beklenmedik olduklarini yazdim. "Yine zamansiz yagmurlar"dedim, "Daha önce, hiç bu
kadar zayif degildi günes isinlari"dedim, "Gerçekten buradaki sarkilari hiç kimse

hiç ögrenmeyecek, bilmeyecek sö
ylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun bir mektup oldu Basindan sonuna kadar okudum da. Neler yazmisim diye merakimdan.

Sonra çekmecemden bir zarf çikarip, adini yazdim.

Büyük harflerle, yalnizca adini.
Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde.

Cebim yüregime yakin. Yüregim sende. Sen yüregime yakin. Öyleyse mektup sende.
    Bu kadar içimdesin iste...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

6/9/2007 · Kategori: YAZILAR

ANNE DEĞERİ UNUTULMAZ........

SOL YANIM ACIYOR - Bedirhan GÖKÇEMerhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktım da geldim.
Anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali, 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder.'
demişti de onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen, sağ elimde sarımsak, sol elimde
soğan dedirte dedirte öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne, sağım neresi, solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu.
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde:
Şuram acıyor işte, şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum. Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.

Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
Ben de ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi?
Düştüm, dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.

Bugün ben de saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam; 'Ben bilmem ki kızım.' dedi.
Bari okula sen götür dedim.
'Kızım, iş...' dedi.
Ben de bana ne dedim, ağladım.
'Kızım, ekmek' dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha, bi de sol yanım yine çok acıdı anne.

Herkesin çorapları bembeyaz,
benimkiler gri gibi.
Zeynep, 'Annem, beyazlara renkli çamaşır
katmadan yıkıyormuş' dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uffff, babam, her gün domates
peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye,
börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını
bilmez anne.

Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor?
İzin verme anne,
Ne olur toprağına el sürdürme!
Eve gidince aklıma geliyor bi de
bunun için ağlıyorum anne.
Bak, kavanoz yanımda,
toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne?
Her gelişimde aldığım topraklarını
Şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp
başucuma koydum.

Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum
anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan
bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama
bana ne kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi,
nasıl anlatacağım anne.

Senin adın geçince sol yanım
acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sen de rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince
Sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim anne, çooook...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!